ASLOLAN - Can Dündar - Hikaye, Duygusal Hikayeler, Mehmet Coşkundeniz, Can Dündar, Sevgiliye Mektuplar, Duygusal Yazılar, Duygulu mektuplar, mektup, Aşk Hikayeleri, Korku Hikayeleri, Türkü Hikayeleri, Can Yücel, Aşk Şarkıalrı

ARAMA

KATEGORİLER

 >> Albüm Tanıtımları
 >> Anneler günü
 >> Aşk Hikayeleri
 >> Biyografiler
 >> Dini Hikayeler
 >> Dostluk Hikayeleri
 >> Duygusal Hikayeler
 >> Edebi Hikayeler
 >> Efsaneler
 >> Kategorisiz Hikayeler
 >> Komik Hikayeler
 >> Korku Hikayeleri
 >> Masal
 >> Sevgiliye Mektuplar
 >> Trajik Hikayeler
 >> TrajiKomik Hikayeler
 >> Türkü Hikayeleri
 >> Yaşam Hikayeleri
 >> İngilizce Makaleler
 >> Şarkı Sözleri
 >> Şiirler

KULLANICI GİRİŞİ

  Kullanıcı :
  Şifre :
 
Yeni Üye Kayıt Şifremi Unuttum

Rastgele Hikayeler

 Çünkü Hala Seni...

 Senden çok uzaklarda..

  Yeşil Biber

 Gitarci

 THE REMARKABLE ROCKET - OSC ...

 güzel kızın şiiri

 TATLI HAYAT

 Hani demiştin ya

 Gidiyormusun Baba

 Serseriye Mektup

Aramıza Yeni Katılan Üyeler

  aşk bıkkını

  alen ebru

  ultrAslan35

  esra

  merve

En Çok Puan Verilen Hikayeler

 Bülbül İle Bağcı

 SanaL Ask

 her gece ansızın - Bayrampa ...

 Bedelini Yüreğimle Ödediğim ...

 TüyLer Ürperten Ask Hikayes ...

İSTATİSTİKLER

  Kayıtlı Kategori : 21
  Kayıtlı Makale : 4076
  Bek. Profil Yorumu : 4
  Bek. Makale Yorumu : 27
  Toplam Üye : 255
   ASLOLAN - Can Dündar
  Hikaye Adı :   ASLOLAN - Can Dündar
  Kategori Adı :   Aşk Hikayeleri
  Hikayeyi Ekleyen :   dennishan
  Eklenme Tarihi :   20.08.2008
  Okunma Sayısı :   202
  Ortalama Puan

:

Puan Ver? :
  Hikaye İçeriği

ASLOLAN

"Aşkın en sağlam sigortası mesafedir" der Enis Batur, Cogito'nun "Aşk" sayısına yazdığı önsözde...

Yıllar yılı hasretle beklediği ışığa kavuşan bir hücre mahkumu nasıl körleşirse, aşk da körelir yakına gelince...

Sanki özlemdir aşkın çimentosu; özlem çekildi mi aşk, kumsalda şehvetinden soyunmuş yatan çıplak bir beden kadar sıradanlaşır, ehlileşir, söner.

Belki ondandır aşkların en güzelinin mektuplara yazılmış, şarkılara dökülmüş, telefonlarda söylenmiş oluşu...

Mutlu aşkta yazılacak bir şey bulunamamıştır çünkü...

* * *

Nazım Hikmet'in hayatı bu tezin ispatıdır adeta...

Nazım'ın hep uzağındaki kadınları sevdiği söylenebilir.

Piraye ile 1935'te evlendi. Ertesi yıl tutuklanarak içeri girdi. "Adını kol saatinin kayışına tırnağıyla yazdığı" bu kadınla 1950'de çıkana kadar yazıştılar.

17 yıllık ilişkileri boyunca yazılan 581 mektubu Piraye Hanım'ın oğlu Memet Fuat yayınladı geçenlerde... Nazım, karısına şöyle yazıyordu:

"Seni nasıl seviyorum biliyor musun? Ot yağmuru nasıl severse, ayna ışığı nasıl severse, balık suyu ve insan ekmeği nasıl severse, sarhoşun şarabı, şarabın billur kadehi sevdiği gibi, annenin çocukları, çocukların anneleri sevdikleri gibi, Lenin'in inkılâbı ve inkılâbın Marx'ı sevdiği kadar, velhasıl seni Nazım Hikmet'in Hatice Zekiye Pirayende Piraye'yi sevmesi gibi seviyorum."

O mektuplardan birinde Nazım, "Çıkarsam ve sana kavuşursam, bu öyle dayanılmaz bir saadet olacak ki, gebereceğim diye korkuyorum" diyordu. Oysa öyle olmadı. Taze bir ekmek hayaliyle yıllar yılı aç yaşayan biri, hasretle dişlediği somunun dördüncü diliminde ne hissederse onu hissetti Nazım; ot yağmura, ayna ışığa kavuştuğunda ne olursa, o oldu.

Alışıldı.

Sarhoş şaraptan bıktı, şarap kadehten taştı, inkılâp Marx'ı aştı.

Aşk bitti ve ayrıldılar.

Nazım yeni bir aşktaydı çoktan... 1949'da Bursa cezaevinde dayısının kızı Münevver'e tutulmuştu. Boşandığı 1951 yılında Münevver'den bir oğlu oldu.

Yeniden içeri alınacağını hissedince, "7 tepeli şehrinde bırakıp gonca gülünü" yurtdışına kaçtı. Vatandaşlıktan çıkarıldı ve yeniden başladı hasret mektupları... Bu kez mektupların üzerinde Münevver'in adresi yazılıydı:

Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli
Belini sarmayalı
Gözünün içinde durmayalı
Aklının aydınlığına sorular sormayalı
Dokunmayalı sıcaklığına karnının
Yüz yıldır bekliyor beni
Bir şehirde bir kadın
Aynı daldaydık, aynı daldaydık
Aynı daldan düşüp ayrıldık
Aramızda yüz yıllık zaman
Yol yüz yıllık

Sonra yüz yıldır bekleyen o kadın, oğlunu sırtlayıp çıkageldi bir gün; yüz yıllık yolu aşarak...

Lâkin hasret bitince bitti aşk.

Nazım yeni bir aşktaydı çünkü...

1959'da Vera ile evlendi. 1963'te öldü.

3 Haziran, 35. ölüm yıldönümü Nazım'ın...

Tesadüfe bakın ki, uzaktaki bir kadına yazdığı mektupların yayınlandığı hafta, "yüz yıldır bekleyen" öbür kadının ölüm haberi geldi uzaklardan...

Münevver'in kansere yenik düştüğünü öğrendiğimiz hafta Piraye'ye yazdığı mektuplar vardı gazetelerde... Şöyle diyordu mektuplardan biri: "Canım karıcığım. Birbirimizden uzak olmak, birbirimize sokulamamak ne korkunç şey, fakat bu korkunçluğun ne tuhaf, ne acı bir tadı var."

Galiba en çok bu tadı sevdi Nazım... Aslında O'nun sevdiği, kadınlar değil, sevme fikriydi... Kadınlar sadece öznesiydi o sevginin; nesnesi oldukları anda değiştirdi onları... O'na aşkı anlatabilmek için vesileler, ilhamlar lâzımdı... Son şiirlerinden birinde, "Üstümüze yazdıklarımın hepsi yalan" dedi, "Onlar olan değil, olmasını istediklerimdi aramızda..."

Sevgiyi, yaşamaktan çok yazmayı sevdi... Ve onca aşktan damıttığını iki sözcüğe sıkıştırıp özetledi:

"Aslolan hayattır".
   İlgili Diğer Hikayeler
Hikaye Başlığı Ekleyen Üyemiz Puanlama
   Bir De Demezler Mi 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   Gidiyormuşsun 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   Sitem 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   Karayolu ve Hız Sınırında Teyzeler 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   Gücüm Yok Sensizliğe.. Şair_ 10 UZERINDEN 8.7510 UZERINDEN 8.7510 UZERINDEN 8.7510 UZERINDEN 8.7510 UZERINDEN 8.7510 UZERINDEN 8.7510 UZERINDEN 8.7510 UZERINDEN 8.7510 UZERINDEN 8.7510 UZERINDEN 8.75
   Cesaret Üzerine dennishan 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   Yalnızlığa alışmalı - Can Dündar dennishan 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   Aşk Deprem Gibidir - Can Dündar dennishan 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   Gölgelerin Dansı 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   Hayat Ben Sana Ne Diyeyim 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   ASLOLAN - Can Dündar Hikayesine Yapılan Yorumlar

Bu Makaleye Henüz Yorum Yapılmamış Veya Makale Sahibi Tarafından Yorum Onayı Bekleniyor.

   ASLOLAN - Can Dündar Makalesine Sizde Yorum Yapmak İstermisiniz?

Sadece Sitemize Üye Olanlar Yorum Yapabilir.

Üye Ol  |  Şifre Talep