Sevgiliye Mektup - Buruk Bir Hayalim - Hikaye, Duygusal Hikayeler, Mehmet Coşkundeniz, Can Dündar, Sevgiliye Mektuplar, Duygusal Yazılar, Duygulu mektuplar, mektup, Aşk Hikayeleri, Korku Hikayeleri, Türkü Hikayeleri, Can Yücel, Aşk Şarkıalrı

ARAMA

KATEGORİLER

 >> Albüm Tanıtımları
 >> Anneler günü
 >> Aşk Hikayeleri
 >> Biyografiler
 >> Dini Hikayeler
 >> Dostluk Hikayeleri
 >> Duygusal Hikayeler
 >> Edebi Hikayeler
 >> Efsaneler
 >> Kategorisiz Hikayeler
 >> Komik Hikayeler
 >> Korku Hikayeleri
 >> Masal
 >> Sevgiliye Mektuplar
 >> Trajik Hikayeler
 >> TrajiKomik Hikayeler
 >> Türkü Hikayeleri
 >> Yaşam Hikayeleri
 >> İngilizce Makaleler
 >> Şarkı Sözleri
 >> Şiirler

KULLANICI GİRİŞİ

  Kullanıcı :
  Şifre :
 
Yeni Üye Kayıt Şifremi Unuttum

Rastgele Hikayeler

 Tozlu yolda

 Ayrılık Sevdaya Dahil-1

 vazgeçtiğimde ümit yaşar

 TÜRK PALYAÇOSU NİHAT

 yalnızlıgıma agladım

 Camii ve Kilise

 bir terkedilişin ardından

 Bir Sevgi İletisi

 Mavi İçinde Bir Mavi Bilmec ...

 Telesekreter Mesajları

Aramıza Yeni Katılan Üyeler

  sondonjuan

  ilayda

  salvo

  karamel

  __inci__

En Çok Puan Verilen Hikayeler

 Bülbül İle Bağcı

 SanaL Ask

 her gece ansızın - Bayrampa ...

 Bedelini Yüreğimle Ödediğim ...

 TüyLer Ürperten Ask Hikayes ...

İSTATİSTİKLER

  Kayıtlı Kategori : 21
  Kayıtlı Makale : 4146
  Bek. Profil Yorumu : 4
  Bek. Makale Yorumu : 35
  Toplam Üye : 294
   Sevgiliye Mektup - Buruk Bir Hayalim
  Hikaye Adı :   Sevgiliye Mektup - Buruk Bir Hayalim
  Kategori Adı :   Sevgiliye Mektuplar
  Hikayeyi Ekleyen :   YaGMuR
  Eklenme Tarihi :   16.07.2008
  Okunma Sayısı :   622
  Ortalama Puan

:

Puan Ver? :
  Hikaye İçeriği

Buruk Bir Hayalim

Gecenin karanlığa en müsait, karanlığın sabahın ışıklarına en akraba
saatlerindeydi..genç kadın kalabalıklardaki yalnızlığınd a öylesine mutsuz
ve öylesine ağır bir kederdeki, kendi iç dünyasıdnaki minik deniz kızına
sarılmış ve onu çeken okyanus kıyısında gezinmeye çıkmıştı..bir elinde
yalnızlığı, dier elinde yudum yudum içtiği şampanyasıyla, geceyi paramparca
eden bembeyaz elbisesinin uzun eteklerinin altında minik minik çıplak
ayakları ıslak kumlarla sevişircesine nereye gittiğini bilmezbir rotasız
gemi misali ilerlerken, yüreğinden taşan göz yaşları genç kadının
yanaklarından süzülüyordu usulcana...yukarıda dolun ay, yıldızlar, köpük
köpük dalgaların türküleri kulağında, ve o türküye vokal tutan ruzgarın
sesine karışan, cır cır böceklerinin nağmeleri...

ıslak gözlerini ay ve deniz köpüklerinin sihri yakamozlardan alamıyordu ve o kumsalın onu nereye götürdüğünüde pek umursamıyordu hani...yalnızdı yapayalnız...içindeki deniz kızı, dolun ay, yakamozlar, dalgalar ve cır cır böcekleriyle adam gibi
yalnızlığın tadındaydı..inceden sicim gibi yağan yağmurda silik geçmişini
yıkıyordu sanki üşümeye başladığını hissediyordu genç kadın ve ağaçların fısıl fısıl
dedikodulaşmalarını duyuyordu ıssız yüreğinde...

işte o kumsalın sonlarına yaklaşmışken üşüyen yüreğiyle bir anda bır ışık, hıckırık, frak etti ve usulcana sese kumsal ateşine yöneldi...köhne bir kayığa sırtını dayamış
beyaz gömlekli gen bir balıkçının ardından yaklaştı gençkadın..önce o
atlantis yürekli şiirlerle dans edip türküler okuyan adamın kumsal ateşinde
yüreğini ısıtıp şampanyasından bir yudum daha içti...ve genç adamın içinde
binlerce kıpırtı, adrenalin çarpıntısıyla, aynı dolun aya, aynı dalgalara,
aynı yıldızlara ve yakamozlara yalnızlığın ona verdiği cesaretle ağlıyor
şiirlerini türkülerini paylaşıyordu davetsiz misafirden habersiz...belkid
eparasızlığındandı adamın ucuz bir kırmızı şarap içmesi...ve gen ç adam
engin okyanusun yetkin ufkuna doğru fısıldaması...

NEREDESİN NEREDESİN BE DENİZ KIZI....
adam yanındaki iki kadehin boş olanına biraz daha şarap
doldurup yeni bir yudum alırken gözlerini dolu dier kadehe dikmiş içinde
yüzen deniz kızını düşlemişti...ateşin başında yeterince ısınan genç kadınsa
onun şiirleri türküleriyle duygularının doruklarına çıkmışlının verdiği
heyecanla salt teşekkür etmek adına şampanya şişesini adamın sağ omzundan
usulcana ona uzattığında, aniden irkilen genç adam ardına döndüğünde
ikisininde tek bir kelimeye cesaretleri kalmamışken gözlerinin mıh gibi bir
birine kilitlenmeisnden rahartsızlık duymayıp sadece birinin dieirnden
gözünü çekeceğinden duydukları endişenin yersiz olduğunu anlamaları hiçte
uzun sürmemişti...genç adam şampanya şişesini eline aldığında, yanındaki hep
dolu bekleyen kırmızı şarab kadehini ikram etti davetsiz misafirne...ve
kadın kayığın yanına adamın yüreğinin köşesine oturdu onunla..şiirlerle dans
eden adam en yasakladığı şiirlerine başladı göz yaşlarıyla, yanağından
süzülenler genç kadının kadehine damlıyordu aslında, ilk kez yalnız
olnmadığının kadında artık farkında, onun göz yaşlarıda adamın kadehinde
aslında...işte güneş okyanuusun en son çizgisinde yepyeni bir hayatın
başlangıcında merhaba diyordu onlara...adam ayağa kalktı kayığını denize
sürdü şimdi bir eliyle kayığını tutuyordu dier elini kadına uzattı...ardına
dönüp şehrin ışıklarına son bir kez bile bakmadı kadın...deniz kızı
atlantiseden gelen adamın gözleirnden müjganlarını tek bir an ayırmadı,
teredütsüz onun elini tutup nereye gittiğini bile sormadı...ve hala hiç
birinin dudağından tek bir kelime bile akmadı...uzun bir yolculuğun ardından
kimselerin bilmediği adamın gizli cennet dediği ıssız bir adaya
çıktılar...önce bir ev yaptılar..toprağı kazdılar ektiler...varsın tejnoloji
olmasın, varsın elektirik, su da olmasın faturaların olmayacağı
gibi...okulda yoktu doğacak çocuklarına öğretmen zaten onlardı..komşular
rahatsız olur endişesi duymadan çığlık çığlığa türküleri vardı...akşam
oldumu balık avlanmış toprak ekilmiş temizlik yapılmış bir hamakta koyun
koyuna grii gökyüzünde hafif hafif yarın doğmk için batan portakal rengi
güneşi aynı okyanus ufkunun çizgisinde izliyor bir birlerine türkülerle
şiirlerle konuşuyorlardı...beraber yaşlanabilecekleri uzun bir zmaanı
tüketmişler çocukları serpilip büyümüşler ve iki ihtiyarın sahilde el ele
gezmelerini gülen gözlerle izlemelerinde dünya gözünün dışında kadının
baktığı pencereden o buruşmuş kırışmış derisi yüz hatları olan adam hala ilk
gördüğü andaki genç balıkçıydı ve aynı şey o atlantisden gelen içinde
geçerliydi zamanın ilk bakıştıkları anda onlar için donduğunu salt ikisi
biliyor yaşıyordu...artık ihtiyar bedenleri yitirmek üzereydi
direncini...kadın usulcana bedenini terk edip kalbine girdi eşinin...o
devasa aşkın ağırlığı iki kat daha artınca ihtiyar adamın dizleride buna
fazla dayanamadı önce dizleri üstüne çöktü usulcana eğildi büküldü küçüldü
bir nokta kadar ufalıp sonrada pıt diye yok oldu elinden tuttuğu aşkıyla
sonsuzluğa...o muhteşem aşkı kimsenin bilmesine ihtiyaçları yoktu..iki
sonzuz aşk enerjisi el ele dier boyuttada zamanı donduracak kadar
güçlüydü...ruh eşler birbirini öyle yada böyle bulmuş kalpler
tamamlanmıştı...kimbilir daha kimler bu aşkı yaşıcaktı?
   İlgili Diğer Hikayeler
Hikaye Başlığı Ekleyen Üyemiz Puanlama
   Debreli Hasan dennishan 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   HER ZAMAN SOYLEMEK ISTEDIGIM 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   İsyan 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   Aşk Kapıyı Çaldığında dennishan 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   Sevmiyorsan.. Şair_ 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   Kadın Türleri 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   umut karanlık 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   Anneme Ozlem dennishan 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   ANNELER GÜNÜ dennishan 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   Sevgiliye mektup - Sevgiliye Gönderilmeyen Mektup YaGMuR 10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10
   Sevgiliye Mektup - Buruk Bir Hayalim Hikayesine Yapılan Yorumlar

Bu Makaleye Henüz Yorum Yapılmamış Veya Makale Sahibi Tarafından Yorum Onayı Bekleniyor.

   Sevgiliye Mektup - Buruk Bir Hayalim Makalesine Sizde Yorum Yapmak İstermisiniz?

Sadece Sitemize Üye Olanlar Yorum Yapabilir.

Üye Ol  |  Şifre Talep