|
İSTATİSTİKLER |
| Kayıtlı Kategori |
: |
21 |
| Kayıtlı Makale |
: |
4076 |
| Bek. Profil Yorumu |
: |
4 |
| Bek. Makale Yorumu |
: |
27 |
| Toplam Üye |
: |
255 |
|
|
Mavi Bisiklet |
| Hikaye Adı |
: |
Mavi Bisiklet |
| Kategori Adı |
: |
Duygusal Hikayeler |
| Hikayeyi Ekleyen |
: |
dennishan |
| Eklenme Tarihi |
: |
11.04.2008 |
| Okunma Sayısı |
: |
156 |
|
|
|
Hikaye İçeriği |
|
Mavi Bisiklet
Bisikletle onu almaya gelmişti.Kız ürkek tavırlarla etrafını kolaçan ettikten sonra bisikletin önüne oturdu.
Hafif bir meltem esiyordu yüzlerine dogru.Sahil boyunca ilerlediler.Kızın saçları rüzgardan çocuğun gözlerine giriyordu.
O önünü görememesine rağmen sesini çıkartmayıp o anın sonsuza kadar devam etmesi için dua ediyordu.Biraz sonra kızın cep telefonu çaldı.Ailesi onu eve çağırıyordu çünkü artık tatil bitmiş kızın memleketine dönüp okuluna devam etme zamanı gelmişti.Çocuk ayagını kaldırıma koydu ve bisikleti durdurdu.Prensesini indiren özel bir şöför edasıyla buyrun dedi.Yarım saatlik tur bitmiş
ve bu zaman dilimi boyunca kızın saçları tarafından gözleri ele geçirilmiş olan cocuk kızın yüzünü görememişti.O da ne , ağlamaktan gözleri
kızarmıştı kızın.Çocuk biraz üzgün biraz şaşkın yüz ifadesine ''Ne oldu niye aglıyorsun?''sözlerini ekledi.Onu avutmak için konuşmak istiyordu
ama kelimeler kalbinden agzına gelene kadar kayboluveriyordu.Kız saçlarını ruzgar yonune dogru eliyle çevirdi ve ''burdaki evimizi sattık artık Tolga dedi''.Tolga tam ''iyi de buna da aglanır mı'' diyecekti ki bir anda gercekler kalbine saplandı.
Burdaki ev satılırsa Nerminler bir daha buraya gelemezler yazları da Bursa'da geçirebilirlerdi..
Ayrılmaları gerekti çünkü Tolga 17 yaşında evinin önünden bile zor ayrılan bir çocuktu Bursa'ya nasıl giderdi.
Gitse bile ne kadar kalabilirdi? Hiç....Ayrılma kararı almışlardı
çünkü sadece telefonda konuşarak özlemi bıçak yarasına dönüştürmek istemiyorlardı.Ve kız aynen şu kelimeleri sarfetti:
''Bencilce olacak ama ben orda bana göre birilerini bulursam çıkarım,seni bekletip hayalkırıklığına da ugratmak istemem''
Tolga bu sözleri algılamaya çalışıyordu.Öylece kalakalmıştı.Öyle donmuştu ki Nermin'in minibüse binip gittiğini bile farkedemedi.
O zamana kadar çocukça tavırları olan,pek cesaretli olamayan Tolga kendisinden beklenmeyen bir sinirle koskoca bisikleti denize savurmuştu.
Aradan yıllar geçti her klasik hikayede olduğu gibi onların hikayesinde de kavuşmak varmıydı?Bunu düşünerek beste yapmaya çalışıyordu
Tolga.Ne de olsa o aşkı hakkında yazdıklarıyla çok ünlü bir şarkıcı olmuştu.O eski titrek tavırlı çocuk gitmiş yerine kendine guveni tam olan tertemiz
yüzlü birçok kızın peşinden koştuğu ünlü bir şarkıcı gelmuştu.Ama o butun aşklara kapalıydı.Şarkılar yazmaya hep devam etti.Bir sabah her zamanki
gibi hizmetçisi tarafından uyandırıldı.''Efendim bu sabah kahvaltınızı nasıl istersiniz?''
Bahcede çamların altına oturmuş kahvesini yudumlarken gazetedeki bir haber gözune takıldı.
''Zorla evlendirilmek istenen kız intihar etti'' yazıyordu.Ayrıntıları okumaya başladı ama okurken yukarıdaki bütün çamlar tek tek üstüne
devriliyordu adeta çünkü bu hikaye ve şehir ona tanıdık geliyordu.Güzel Nermin.....diye başlayan paragrafa gözü iliştiğinde yaşlar boşalıverdi.
Bu o şarkılarda yıllardır ona eşlik eden çocukluk aşkı değilmiydi. Üzerine başka hiçbir gülü koklamadığı,kıskançlığından kimseye anlatamadığı Nermin'i
değilmiydi bu.İlk şoku üzerinden attıktan sonra hemen inanmaması gerektiğini düşündü en azından resmini gormemişti.Başka Nermin de olabilirdi.
Bu umutla şöförüne gaza basmasını söyledi.10 saatlik yolu 5 saatte bitirmişlerdi.Gazeteden aldıkları adrese gittiler.Bir kenar mahalleye geldiler.Nermin
çok varlıklı bir ailenin kızıydı o yüzden böyle bir yerde oturmaları imkansızdı.Umutları yeşeriyordu Tolga'nın çok berbat kokular arasından bir anne feryadı geliyordu , eve girdiler.Aglayan yaşlı bir adam görmüştü Tolga bir yerden gözü ısırıyordu onu.Ama olamazdı Nerminler çok zengindi.
O Nermin'in babası olamazdı.Bir anda birbirlerine sarıldılar.''Kızım senin bir hayranındı oglum'' deimişti baba.Tolga hala şoktaydı ve inanmak istemiyordu.
Henüz Nermin in bir resmi ilişmemişti gözüne.Tam o sırada ''Bak oglum'' dedi baba ve şöyle devam etti:''İşte burası onun odası istersen bakabilirsin her yerde senin posterin var’’.Tolga iyice aglamaklı oldu ama hala emin değildi.Oysaki bir gün onun mutlu olduğunu gorecekti.Kendine uygun biriyle
evlendiğini görücek hatta düğünde ağlaya ağlaya şarkı söyleyecekti.Ama o bu düğünü umursamayacaktı yeterki Nermin mutlu olsun.O sırada baba küçük bir kutu getirdi içinde bir anahtar ve not bulunuyordu.Not da ''bu anahtar hem bodrumu hem kalbimi açar,Tolgam dışında her kim açarsa açsın sadece bodrumu açar''yazıyordu.Tolga bodruma nereden gidebileceğini öğrendi ve titrek adımlarla yürüdü.
Kapının önüne geldi.Herkesin çıkmasını istedi.Yalnız bakacaktı oraya.Kapıyı açtığında sanki o Ünlü şarkıcı gitmiş yerine 17 yasındaki korkak Tolga gelivermişti.
O da ne!!!!.Tolga ve biricik sevgilisinin tek hatırası; Paslanmış mavi bir bisiklet. Olduğu yerde yığılıverdi,bisikletin önünde diz çöktü ve pedala
sıkıştırılmış bir not gördü.Şöyle yazıyordu: ''Sen o Bodrum'da benim kalbimi denize attın şimdi bu bodrum'da kalbim senindir.
Hep senin olmuştum ama korktum sana gelip açılmaktan,çünkü belki de şanın şöhretin için geleceğimi düşünecektin.Ama artık en azından bana inanır ve kalbimize sahip çıkarsın.''
O gün bugundur her bisiklet görüşümde Nerminime olan borcumu kagıtlara bir kaç damla göz yaşı dökerek ödemeye çalışırım....... |
|
|
Mavi Bisiklet Hikayesine Yapılan Yorumlar |
|
Bu Makaleye Henüz Yorum Yapılmamış Veya Makale Sahibi Tarafından Yorum Onayı Bekleniyor. |
|
|
Mavi Bisiklet Makalesine Sizde Yorum Yapmak İstermisiniz? |
|
|
|
|