çağrı mevsiminde iki büklüm sevk ederim kendimi,
aleyhimde dayatmalarda bulunan zalimlere,
zülüm ile kapımı azılı bir alacaklı gibi çalacaklarını bilsem de,
bağlılık içinde mecburi seçeneğim itibari ile,refakatçisi oldum şiirlerimin…
vicdanımı mahkum etmek istedim kahrını çekmemek için,
rencide ettiler, iffetli bakışlara hapsettiler beni,ne demeli;
zaruret içinde kitle yaratmaya çalışan
itfayeci edasıyla koşuşturan terk edilmiş insanlara benzettim kendimi…
zevki namına mazlumu preslemiş gardiyanlardan kaçma arifesinde
gözyaşı döküyorum,maruz kaldığım;
acı tarifinde bulunduğum insan karakterinin kaderi olmaması gerekirdi
biliyorum sanırım…
Cennet yolunun yokuşlarını şükranla karşıladım.
musibetlerden kurtulmak için bir sığınak yaratırım diye düşünüyorum,
karanlık caddelerdeyim
bir hikayenin içinde dalıp dalıp uykuma sevdiğime yakalanmak istiyorum…
istikamet rızasını almak için kadere,
masumane;ebedi bir sanatçasına mimiklerimde hafif bir gülümseme
sebep misali hesap sormasını beklemekteyim.
şu an sefalet ümitlerinde emanet aydınlığa doğru bir sürükleniş içerisinde…
halimi iradem anlatsın.
gerçi şu an meşgul seher kuşları gibi feryad edip,
gök kapılarını çalmakla,
umulmadık gün gözyaşlarını içmekle,
evvelde hissine ve vicdanına yenik düştüğü günleri hatırlamakla…
|
|